[LEFT][FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Alfabesini hiç okuyamadığınız bir ülkeye gittiniz mi? Tüm yazıların o bilmediğiniz harflerle yazıldığı bir kente? Ben çok gittim ve her seferinde kendimi ormanda yolunu kaybetmiş bir çocuk gibi hissettim. Yunanistan'da, Japonya'da, Rusya'da, Suudi Arabistan'da, bazı Hint kentlerinde...
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Bu ülkeler hiç çözemeyeceğim bilmeceler, okumaktan aciz olduğum metinler gibi göründüler bana. Kendimi altı derece miyop ve gözlüksüz biri gibi hissettim. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]'Ümmi'liğin ne kadar vahim bir özürlülük olduğunu bu kentlerde dolaşırken anladım. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]1990 yılında ilk kez gittiğimde Bakü böyleydi. Tüm yazılar Kiril harfleriyleydi. Oysa, o harflerin arkasında gizlenen kelimeleri okunduğunda anlıyordum. Türkçe kelimelerdi bunlar. Üzerlerine Kiril maskeleri geçirilerek gizlenmiş tanıdık kelimeler... [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Birkaç yıl sonra Bakü'ye ikinci gidişimde bazı yerlerde Latin harfleri kullanılmaya başlanmıştı. Bilmece ufak ufak çözülmeye yüz tutmuştu. Yetersiz de olsa, gözlük takmaya başlamışım gibi geldi. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Çarşambadan bu yana, Bakü bizler için bilmece olmaktan tamamen çıktı. Sökebileceğimiz bir metin haline dönüştü. Artık, 'q' gibi birkaç harfi bilmek koşuluyla her kelimeyi okuyabiliriz. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Bu dönüşümün uzun dönemde çok derin etkileri olacaktır. Türkiye'nin 1928 yılında Arap harflerini bırakması nasıl derin sonuçlar doğurduysa, Azerbaycan'ın Rus alfabesini bırakması da benzer sonuçlar doğuracaktır. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Alfabe değiştirmek bir toplumun kalkışabileceği en zor dönüşümlerden birisidir. Kültürel olarak, hem bir kopuş arzusunu, hem de bir katılma dileğini ifade eder. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Ruslar, Sovyet döneminde Azerbaycanlıların Türkiye ile kültürel iletişim içinde olmasını istemediklerinden onları Kiril alfabesine geçmek zorunda bırakmışlardı. Başarılı da oldular. Aynı dili konuştuğumuz halde, birbirimizin gazetelerini, kitaplarını, levhalarını okuyamaz hale geldik. Dillerimiz birbirinden uzaklaştı. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Şimdi, Azeriler Kiril'den kendi özgür iradeleriyle vazgeçerek, Azeri kültürü üzerinde 200 yıldır hegemonyasını kurmuş olan Rus kültüründen uzaklaşma yönünde en büyük adımı atmış oluyorlar. Türkmenistan ve Özbekistan'ın da Latin alfabesine geçmiş olması, Sovyetler sonrası dönemin Türkiye açısından en olumlu (ve ender) sonuçlarından birisi... [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Bir sonuç, ama aynı zamanda bir başlangıç. Üzerinde, 'beni etkile!' yazılı bir davetiye. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Bakalım Türkiye bu davete yanıt verebilecek mi? Sadece matbaa vermek, kitap basmak gibi desteklerden söz etmiyorum. Azeri aydınlarının ilgi odağı olmaktan, onlara yol açmaktan söz ediyorum. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Azeri aydınları hâlâ, Moskova'nın çekimiyle İstanbul'un çekimi arasında gidip geliyorlar. Güçlü Rus kültürünün, Rus edebiyat ve sanatının etkileri çok derinlere nüfuz etmiş. Türkiye kültürünün etkileri ise zaman zaman bir sabah yeli gibi esip geçmiş. [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]Artık alfabe üstünlüğü Türkiye'nin eline geçtiğine göre şu soruyu sorabiliriz: [/FONT]
[FONT=Arial,Verdana,MS Sans Serif]"Acaba bu avantajı nasıl kullanacağız? Romancılarımızla, şairlerimizle, tarihçilerimizle, toplumbilimcilerimizle, sinemacılarımızla, onlara iyi örnek olabilecek miyiz?"[/FONT][/LEFT]
[/FONT]