Pazarlama - Tanitim Ve Halkla İlİŞkİler
ANA FİKRİ
Üzeyir Garih’in yazdığı bu kitap, adından da anlaşılacağı gibi pazarlama, tanıtım ve halkla ilişkiler konularında gençlere ve bu işlerde uzmanlaşmak isteyen kişilere öğütler vermektedir.
Bu kitabın neden bu kadar değerli olduğunu anlamak için önce, yazarımız Üzeyir Garih’i tanıyalım.1929’da İstanbul’da doğan Üzeyir Garih, 1951 yılında İ.T.Ü’den Makine Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1954 yılına kadar, Carrier Corp. Türkiye Şubesi’nde Tesisat Mühendisliği görevini üstlenerek bu konuda ihtisas sahibi oldu. Bu yıldan sonra İshak Alaton’un teklifi ile iki kişilik Alarko Şirketler Topluluğu’nda İshak Alaton’la birlikte yaklaşık 47 yıl başkanlık görevi yapmıştır.
Bir çok yerli-yabancı, vakıf ve derneklerin yönetim ve danışmanlık kurullarında rol oynamıştır.Yönetim, organizasyon ve ekonomiyle ilgili yazıları birçok dergi ve gazetede yayınlanmaktadır.
İşte böyle üstün yetenekli bir iş adamının yazdığı bu kitapta pazarlama ve tanıtıma çok büyük bir önem verilmiştir. Çünkü Üzeyir Garih’e göre pazarlama ve tanıtım, bir işletmenin, ayakta kalması ve büyüyüp gelişmesi için en önemli iki faktördür. Bu iki öğenin sağlıklı olmadığı bir işletmenin uzun ömürlü olması beklenemez.
Üzeyir Garih’in 8 büyük eserinden biri olan bu kitapta, tanımlamaların kusursuz olması ve gerçek hayattan verilen örneklerle iletilmek istenen mesaj çok akıcı bir dille vurgulanmıştır. Ayrıca Üzeyir Garih, kendi başından geçen olaylarla, yaşadığı deneyimleri bu kitaba aktarmasıyla gençlere ve yeni işletmecilere tam bir ilham kaynağı olmuştur.
PAZARLAMAYA GENEL BİR BAKIŞ
Pazarlamaya Genel Bakış
“Pazarlama” katı veya yumuşak bir ürünün veya başka bir deyimle bir mal veya hizmetin fikrinin geliştirilmesinden başlayarak, satıştan sonra o ürünün ölümüne kadar olagelen üretim hariç tüm işlevlerin toplamı şeklinde tarif edilebilir.
Pazarlamanın Alt İşlevleri
Bu işlevlerin kaba bir dökümünü yapmaya çalışırsak;
Ürünün fikrinin doğması ve geliştirilmesi,
Piyasadaki muhtemel ihtiyacın tahmini ve araştırılarak tespiti,
Varsa rakip ürünün ve üretici şirketlerin tetkiki ve rekabet koşullarının saptanması,
Fizibilite etütlerinin yapılması,
Üretim,
Ürün kalitesi, fiyatı, teslim müddet ve şartları ve benzeri hususlar hakkında devamlı araştırma ve ilgilileri ikaz,
Miktar, ambalaj, kozmetik görünüm ve benzeri konularda üretici birime danışmanlık,
Üretici şirketin tanıtımı,
Ürün markasının tanıtımı,
Gereğine göre üretici müessese ile markanın eşlendirilmesi,
Satış kanallarının tespiti ve örgütlendirilmesi,
Satış kanallarına dağıtım sistematiğinin geliştirilmesi,
Ekonomik stokların optimizasyonu,
Satış fiyat ve şartlarının tespiti,
Sipariş-satış dengesinin oluşturulması ve devamlı takibi,
Kullanımda tüketicinin eğitimi,
Ürün bedelinin tahsili,
Ürünün piyasadaki tanıtımı ve satış etkinliğinin devamlı olarak denetimi,
Rekabetin devamlı olarak gözetimi,
Garanti müddetlerinin tespiti,
Satış sonrası servisin örgütlendirilmesi,
Yedek parça tip ve stok miktarlarının optimizasyonu,
Pazarlama elemanlarının eğitimi,
Sipariş-satış çevriminde üretici ile tüketici arasında finans dengesinin sağlanması,
İşletme sermayesinin yıllık dönüşümünün maksimizasyonu,
Her kademede geribildirimlerin alınarak değerlendirilmesi,
Mümkünse ölümünden sonra ürün artığının veya ölü ürünün değerlendirilmesi.
İşlevler Zincirinin Güçlülüğü
Yukarıda ana ve kaba hatları ile sıralamaya çalıştığımız ve her birinin alt işlevi bulunan, işlevler zincirinin en zayıf halkası kadar güçlüdür. Bu fonksiyonların herhangi birinde olabilecek aksaklık pazarlama mekanizmasını sekteye uğratır, zincir kopar.
“Pazarlama” “ürün satışı fikrinden” başlayarak, piyasa araştırması, ürün geliştirmesi, tanıtım, satış ve satış sonrası hizmetlerin tümünü kapsayan bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu süreci analiz ettiğimizde konuya “ piyasa araştırması” ile başlanması gerektiği ortaya çıkar. Piyasa araştırması sonucu üretim kapasitesi tespit edilip nicelik ve niteliği gerçekleştirildiğinde üretilenin satılabilmesi ancak tanıtım sayesinde mümkün olabilir. Kısa vadeli düşünce ile veya başka bir değimle kapkaç bir vurgun için tanıtım tek başına iş görebilse de uzun vadeli satışlar için yeterli olmayacağı kesindir.
Enine ve Boyuna Pazarlama Yöntemleri
Müessese dışında bir malı pazarlarken veya kurum içinde bir karar alınırken enine ve boyuna mekanizmaların çalıştırılması gereklidir.
Boyuna pazarlama yöntemi, pazarlamaya çalışılan ürünün mal olsun, hizmet olsun satışı için, alıcı tarafından alıma karar verebilecek en üst düzeyi inandırma yöntemidir.
Enine pazarlama yöntemi ise aynı ürünün alımında etkin olsun veya olmasın ilgili olabilecek tüm düzey ve kişileri inandırma yöntemidir.
Karar veren kişi, tek başına karar alıp bunu altındaki tüm düzeylere kesin bir şekilde uygulatmayı başarırsa boyuna yöntem geçerli olur.
Karar alıcı kişi kararını kesinleştirmeden evvel uygulama ile ilgili tüm düzey ve kişilerin konsensüsünü bir şekilde elde ettikten sonra kararını ilan edip uygulatırsa enine yöntem geçerli olur.
Despotik bir şekilde bir patron veya genel müdür tarafından diktatorial bir sistemle yönetilen kurumlarda boyuna yöntem, despotun yakın etki çevresi ihmal edilmemek şartıyla çok iyi netice verebilir.
PAZARLAMADA ÜRÜN
Pazarlamada Ürün Fikri ve Piyasa Araştırması
Ürün Fikri
Ürün fikri genelde bir ihtiyacın tespiti veya yaratılması ile doğar gelişir. Bu fikir umumiyetle gelişmiş toplumlarda pazara çıkmış ve bir ihtiyacı karşılayan ürünlerin piyasamıza adaptasyonu şeklinde olgunlaşır. Müessesenin böyle bir arayış ve geliştirme için mutlaka bir sorumlu tayin etmesi gereklidir.İşin önemine binaen bu tür bir sorumluluğun “Patron” tarafından yüklenilmesi küçük ve orta boy müesseselerde araştırmayı en hızlı şekilde neticeye ulaştırır.
Piyasa araştırması
Patron olsun olmasın “Ürün Sorumlusu” araştırmasını yaparken etrafındaki tüm imkanlardan yararlanır.
Kişi veya kuruluş elindeki maddi imkanları yepyeni, bilmediği bir dalda ilginç bir yeni ürünü n pazarlamasına hasretmek ister.
Müessese, ürettiği ve pazarladığı ürünlerin yelpazesini, ana dalını değiştirmeden genişletmek ister.
Üretici üretim maliyetlerini düşürmek, genel masraflarını absorbe etmek üzere mevcut tesislerinde nisbeten küçük ilave bir para-ekipman ve emek yatırımı ile mevcut üretimine analog yani bir ürün arayışına girer. Başka bir deyimle buna “sinerjik ek üretim” arayışı da diyebiliriz.
Pazarı Genişletme
Ürünün pazarlanması, sinerji veya başka maksatlarla gerekli görülüyorsa pazarı genişletmeye çalışmak en uygun yoldur. Bunun için en geçerli yöntem, üründe geliştirme yapmak ve bu geliştirmeyi en iyi şekilde tanıtmaktır. Sinerjiden istifade ile üretilecek ürünlerin nispeten ucuz olmaları beklenir. Bu bakımdan sinerjik ürünlerin rekabet etme şansı yüksektir. Sinerji, üretimde olabileceği gibi satışta da düşünülebilir. Ancak burada rekabet koşullarının gelişim senaryoları, imkan olursa bir bilgisayar programı ile etüd edilmeli, simülasyonlar yapılmalıdır.
Ürün Geliştirme
Ürünün Pazarda Kendini Kabul Ettirmesi
Bir ürün pazarda kendini kabul ettirinceye kadar iyi bir tanıtım yapılması şartıyla artan miktarlarda istenir. Satışlar üst noktaya erişince o zamana kadar rekabetin doğuşu sebebiyle bir süre doruk noktasında seyreder ve daha sonra düşer. Düşme sebebi rekabetten dolayı; benzer, daha kaliteli, daha ucuz veya daha “albeni” li ürünlerin pazara çıkarılmasıdır.
Ancak alıcı kitleler mutlaka yenilik bekler. Satışın düşmesini önleyecek, üründe değişiklik veya yeni konsepsiyonda yepyeni bir ürün olabilir. Bu değişiklik, eğer üretici firma ile ünlü ise, görünüm ve ambalajda kozmetik değişikliklerle ayrı üretici tarafından yapıldığı vurgulanan yeni bir “marka” dır. Eğer eski ve yeni ürünün bir ara aynı pazarda satılması öngörülüyorsa değişen “marka” da “üretici firması” nı belirtmek sakıncalı olabilir.
Motorlu bir güzellik cihazında çeşitli hızlar öngörülerek “extra” “süper” gibi isim eklemeleri “yıldız” lar veya “S” gibi harflerle değişiklik ifade edilebilir.
Ürünün Pazardaki Durumunun Takibi
Ürünün Satışını Etkileyecek Araştırmalar
Ürünün satış fiyatı satışı etkileyen önemli bir faktördür. Ürünün satış fiyatı ile maliyet fiyatı arasında direkt bir korelasyon yoktur. Ürünün satış fiyatını tayin eden husus rekabetin pazardaki satış şartları ve fiyatlarıdır.
Burada fiyat derken satış gününe indirgenmiş peşin fiyatın göz önünde tutulması icap eder. Peşin fiyatın aynı olmasına rağmen vade farkı alınması suretiyle vadeli olarak satılan bir ürünün satış şansının daha yüksek olacağı genellemede söylenebilir.
Rekabetin İştahını Kabartmak
Pazarın müsait olması neticesinde, ürün; maliyetine göre yüksek fiyatla satılabilse de bu ürünü uzun süre üretip satmayı düşünüyorsanız bundan mutlaka kaçınmak gerekir. Zira bu yöntemle yüksek karlar ederken rekabetin bu konuda iştahını kabartarak başkalarının da bu pazara girmelerine neden olunacaktır. Bu da zamanla ürünün pazarımızdaki payınızı daraltacaktır.
Kaliteli bir malın tanıtım sürecinin başlangıç süreci içinde karsız satılması bir tanıtım yatırımı olarak da telakki edilebilir. Ürünü tecrübe eden memnun kaldığı sürece ona çalışacak ve fiyatın zamanla hafifçe ve makul bir şekilde artırılması o ürüne olan tiryakiliğini etkilemeyecektir.
Bu arada satış sonrası servis ve yedek parça durumu asla ihmal edilmemelidir. Pazarlamada en önemli etkenin satış sonrası servis olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.