KALE CAMİSİ: Kuyumcular Çarşısındadır. 1314te İlhanlı Valisi Emir Timurtaş Paşa adına yaptırılmıştır. Onarımlarla mescide dönüştürülmüştür.
PAZAR CAMİSİ: Pazar Mahallesindcdir. X1V. yy Ilhanlı yapısıdır. Diktörgen planlı, ahşap çatı örtülüdür. 1819da onarılmıştır.
ŞEYH SEYYİD KUDBEDDİN CAMİ VE TÜRBESİ: Osmanlı Dönemi yapısmdır. Cami ile türbe bitişiktir. Dikdörtgen planlı camı, ahşap çatıyla örtülüdür. Önünde L biçimi son cemaat yeri vardır. Caminin güneyindeki türbe kare planlı. beşik tonozludur.
İSA BABA CAMİ VE TÜRBESİ: XV.yyda yapılan ilk yapı Özgün biçimiyle günümüze ulaşamamıştır. Kare planlı küçük bir mescit ve türbeden oluşan yapı. l975te onarılmıştır. 1975- 1976daki son onarımda cami ve türbeye dönüştürülmüştür.
HACI HATUN CAMİSİ: Saathane Meydanı yakınındadır. Hatice oğlu Ibrahim. l694’te hayrat olarak yaptırmıştır. Onarımlarla büyük değişikliğe uğrayan cami, kesme taşıtın ve tuğla hatıllıdır Kare planlı, tek kubbeli yapının silindirik gövdeli minaresi batıdadır
BÜYÜK CAMİ: 1884’te Batumlu Hacı Ali Efendi vaptırmıştır. Sultan Abdülazizin annesı onarttırığı için Valide Camisi diye de bilinir. Kesme taştan yapının önünde beşik tonozlu son cemaat yeri vardır. Tromplu büyük kubbe yanlardan denge kuleleri ile desteklenmiştir. Kubbe kalem işleriyle; ahşap minber madalyon. yıldız motifleniyle bczelidir.
YAL.I CAMİSİ: Buğday Pazarındadır. 1894’te Sadık bin Abdullah yaptırmıştır. Duvarlar kesme taş ve tuğladandır: kubbesi kiremitle örtülmüştür. Kare planlı ana mekanın kuzeyine sonradan son cemaat yeri eklenmiştir. Dikdörtgen kaideli minarenin taş işçiliği de duvarlarla aynıdır.
ATATÜRK ANITI: Avusturyalı hey. keltıraş Heinrich Knippelin yapıtı Hükumet Konağı yakınındaki parktadır. Tunç heykel 1932’de yerine konmuştur. Kaidenin yüzlerinde, Atatürkün Samsuna çıkış öyküsü betimlenmiştir. Asker giysili Atatürk, şaha kalkmış at üstündedir. Heykel kaideye. atın arka ayakları ve kuyruğuyla oturmaktadır.
İLK ADIM ANITI: Samsun Limanındaki taş anıt 1969da açılmıştır. Dayanışmayı simgeleyen yapıt. mimar Seçkin Viter’in tasanmıdır. Ayrıca bir taş blok üstünde. ”19l9Sene Mayısının 19uncu günü Samsun’a çıktım. Gazi M. Kemal” yazılıdır.
BAFRA: 1940-1942 ve 1971.1975 arasında yapılan yüzey araştırmalarında çok sayıda höyük saptanmıştır. İkiztepede yapılan kazılar, yörede Hitit kültürünün varlığını ortaya koymuştur. Türk Donemı yapı1annın mimari özelliği yoktur.
İKİZTEPE: İlçenin 7 km kuzeybatısındadın. Yüzey araştırmalarında İlk Tunç Çağ ile Er-Hitit Çağı’na ilişkin pek çok buluntu ele geçmiştir. İkiztepeyi oluşturan doğal yükseltiler. I, II, III, IV olarak tanımlanır. 1974’te U. Babadır Alkım’ın başlattığı kazıIarı Önder Bilgi sürdürmektedir.
İkiztepe I: Tarla açımı sırasında bozulan tepede İlk Tunç Çağ III, ve Er-Hitit denilen geçiş çağı yerleşmeleni olduğu anlaşılmıştır. Altı katın saptandığı İkiztepe I’in ilk katı İÖ 2000 başlarında yoğun yerleşmeye olmuştur. Bu katın altında kömür hatıl parçaları, sıva kalıntılarından oluşan bir başka kat vardır. II. kat İlk Tunç Çağ III özelliği taşımaktadır. Yapı kalıntıları İkiztepe’de ahşap mimarinin varlığını ortaya koymuştur. Düzleştirilmış toprağa çatılan ahşap kasnak üstünde, birbirine bağlanan tomruklandan oluşan duvarlar ;çamur sıvalıdır. Yapı eğik bir çatıyla örtulmektedir. Er-Hitit ya da geçiş çağında ahşap duvarlar sıvasızdır. Buluntularla İlk Tunç Çağ III ve En-Hitit Dönemi’ne tarhlenen çok sayıda gömüt ortaya çıkarılmıştır ölüler, sıkıştırılmış toprağa Sırtüstü yatırılarak yanlarına çeşitli armağanlan konmuştur. Tunç yüzük, bilezik, zıpkın, mızrak ucu vb.metal gereçler, heykelcikler, kemik iğne bizler, keramikler de armağan olarak bırakılanlar arasındadır. Kollarını yana açmış yuvarlak yüzlü iki heykelciğin Tanrı çifti olduğu sanılmaktadır. Göğüsleri ve etekliği birinin kadın Olduğunu belirlemekt Çark yapımı keramikler genellikle al renkli kadehler. gaga ağızlı testiler ve küplerden oluşmaktadır. İkiztepe I’in dogusunda; İÖ III. yy’a tarihlenen dromoslu bir gömüt bulunmuştur. Soyulduğundan birkaç birkaç helenistik kap parçası ile Lysimakhos’un bir sikkesi dışında buluntu yoktur.
İkiztepe II: Mimari kalıntı azdır. İlk Tunç Çağ II ve I keramiği çoğunluktadır Deniz kabuğu ve bitki katkılı kaplar önceleri tek renkli, daha sonraları pişirme nedeniyle iki renklidir. Bezemeler boyayla ya da kabın kazınıp içinin ak bir maddeyle doldurulmasıyla yapılmaktadır. Üstü yumrulu ya da hayvan biçimli kulplar yaygındır.
l971’de Boğazköyde bulunan bir trablette. hem deniz kıyısında hem de Kızılırmak (Marasantiya) kıyısındaki Zalpa ülkesinden söz edilmektedir. İkiztepe ve çevresindeki höyüklerde yörede Hitit varlıgı belirlenmiştir. Buluntuların çokluğu nedeniyle Ikiztepenin, bölgesel krallığın merkezi, hatta Zalpa ülkesi olduğu sanılmaktadır.
BÜYÜK CAMİ: 1670te Köprülü mehmed Paşa’nın eşi Ayşe Hatun yaptırmıştır. İsfendiyaroğulları Döneminde yapılan ilk yapının ahşap olduğu bilinmektedir. Cami bitişiğindeki hazirede ünlü bilim adamlarının gömütleri vardır.
TAYYAR PAŞA CAMİSİ: Cumhuriyet Meydanı’ndadır; 1869da Tayyar paşa yaptırmıştır. Son yıllarda camiye ibadet yeri eklenmiştir. Tek şerefeli minane özgündür
EMİR MİRZA BEY TÜRBESİ: Bafraya 5 km uzaklıktaki Türbe Köyü’ndedir. Kapı üstündeki vazıtta 1381’de Emir Bey’in vebadan ölen yakınları için yaptırıldığı bildirilmektedir. Dörtgen planlı, moloz taştan türbe. sivri bin kubbe ile öntülüdür. İçinde Selçuklu düzeninde, üstüne ayetler yazılmış on altı lahit vardır.
HIZIR BEY TÜRBESİ: Bafra’ya 2 km uzaklıktaki Hasırlı (Mardal) Köyü’ndedir. XIV. yy’a tarihlenen türbe İsfendiyar Bey Oğlu Hızır Beyindir. Moloz taştan türbe kubbeyle örtülüdür. Yapı define arayıcılarınca yıkıma uğratılmıştır.
Hasırlı ve Yörükler köylerindeki 2 hamam kalıntısı, Alibey (1751), Kadı (177

. Mescit (1840) çeşmeleri ilçedeki öbür tarihsel yapıtlardır
ÇARŞAMBA: Tarihsel yapıt azdır. Rıdvan Bey (1781), Abdullah Paşa (18 Değirmenbaşı (1916) camileri başlıca yapıtlardır.
HAVZA: İÖ I. yy’a tarihlenen Lerdüge Köyü tümülüsleri Antik Çağ’dan günürmüze gelebilen tek kalıntılardır. Türk yap arasında Havza İmareti, Kızgözü-Aslanağzı Kaplıcası ve Küçük Hamam sayılabilir.
LERDÜGE TÜMÜLÜSLERİ: İlçenin 21 km doğusundaki Lerdüge Köyü’nde 5 tümülüs saptanmıştır. Tümüne gömü aramak için girilmiştir. 4 no.lu tümülüs en görkemlisidir. 1946da kaçak kazıları ömek amacıyla Mahmut Akok başkanlığındaki bilım adamlarınca araştırma yapılmış buluntular Ankara Arkeoloji Müzesine gönderilmiştin. Demir kenetlerle bağlanmış taş kapaktan oluşan girişten 4,15 m uzunlugundaki tonoz örtülü dromosa geçilir.Moloz taş duvarları sıvalı. alt bölüm al boyalıdır. Gömüt odasının dış duvarı da al ve kara boyayla yapılmış hayvan betimleni, geometrik motiflerle bezenmiştir. Dromos ve gömüt odasındaki farklı teknik ve yapı gereçleri giriş bölümünün sonradan eklendiğini göstermektedir. Gömüt odasına taşlar yontularak açılan küçük bir kapıdan girilmektedir. Kesme taştan, tonoz örtülü gömüt odasının duvanlan insan, hayvan betimlri ile süslenmiştir. Değişik betimler, bitkisel ve geometrik motiflenle çevnilidir. Altın süs gereçleni, tunç kandiller, çeşitli büyüklükte şişeler, tümülüste ele geçen küçük buluntulardır. Buluntulardan ve mimari tekniğinden yapının İÖ I-İS Il yy. arasında kullanıldığı anlaşılmıştır.