Taşıma ve dolaşım sistemleri
Çok hücreli canlıların çoğunda doku hücrelerine gerekli maddelerin ulaştırılması,doku hücrelerinde oluşturulan artık maddelerin de o bölgeden uzaklaştırılması kanallar ve sıvılarla yapılır.Bu sıvı ve kanalların oluşturduğu yapıya taşıma sistemleri denir. Taşıma sistemi,sindirm sisteminde sindirilen besinlerin monomerlerini ve akciğerden gelen oksijeni doku hücrelerini ulaştırır.Hücrelerde oluşan artık maddeleride (karbon dioksit ve azotlu artıklar) boşaltım organına taşır.Aynı zamanda ısının organizmaya dengeli bir şekilde dağılmasını sağlar.Endokrin bezlerden salgılanan hormonlar kana verilir ve kan aracılığı ile gerekli yerlere taşınır.Dolaşım olduğundan bütün doku ve organlar arasında ilgi kurulur.Bu sayede kanın,su,besin,tuz miktarı ve solunum gazları düzenlenmiş olur.Yani böylece hemeostazinin kurulması ve devamı sağlanır.(Hemeostasi=Sistemlerin canlıya sağladığı kararlı iç denge) 1.Bir Hücrelilerde Taşıma: Bir hücreliler ve basit yapılı çok hücrelilerde taşınma,vücut yüzeyindeki difüzyonla yapılır.Tek hücreli canlılarda,alınan maddelerden hücrenin tamamı kısa sürede yararlanabilir.Tek hücreli canlılarda,volvox kolonisi,süngerler,sölentereler ve yassı solucanlarda dolaşım sistemi yoktur. *Komplex bir hücrelilerde (ökaryotlarda) koful ya da endoplazmik retikulum madde iletimini sitoplazma içerisinde sağlarki bu da çok basit bir dolaşım sayılabilir. 2.Bitkilerde Taşıma: A.Basit Yapılı Bitkilerde Taşıma Sİstemi: Bitkiler aleminin en basit yapılı temsilcileri olan su yosunları,ciğer otları ve kara yosunlarında özel bir taşıma sistemi yoktur. Su yosunları,suyu,mineralleri ve karbon dioksiti bütün yüzeyleriyle su ortamından alabilirler,artıkları da aynı şekilde suya verebilirler. Kara yosunları ve ciğer otları su bulma problemiyle karşı karşıya oldukları için daha çok nemli ve sulak yerlerde yaşarlar,ya da ancak yağışlı mevsimlerde gelişebilirler.Taşıma sistemleri olmadığı için boyca fazla büyüyemezler.Bu bitkilerde topraktaki su ve mineralleri almayı sağlayan,köke benzeyen (rizoidler) bulunur.Gerçek gövde ve yapraklar ise bulunmaz. Eğrelti otları,at kuyrukları ve kibrit otları kara yaşamına daha iyi uyum sağlamışlardır.Çünkü topraktan kökleriyle aldıkları su ve mineralleri vücudun diğer kısımlarına taşıyan basit iletim demetlerine (damar) sahiptirler.Ayrıca tohumlu bitkilerdekine benzeyen gövde ve yaprakları da vardır. Bitkilerde taşıma sisteminin görevleri: *Su ve mineral taşımak *Besin taşımak *Su ve mineral emilimini kökler tarafından yapmak *Isıyı düzenlemek B.Yüksek Yapılı Bİtkilerde Taşıma Sİstemi: Gelişmiş bitkilerde fotosentez ve diğer hayat olaylarının çoğu yapraklarda gerçekleşir.Köklerle alınan suyun fotosentezde ve transprasyon (terleme)'da kullanılmak üzere yapraklara,yapraklarda sentezlenen besinlerin biyolojik faaliyetlerde kullanılmak veya depolanmak üzere diğer organlara iletilmesi taşıma sistemiyle sağlanır. 1.Yaprak ve Stomalar: a)Yaprağın yapısı ve özellikleri: Fotosentezle besin üreten organdır.Fotosentezde gerekli olan ışığı iyi şekilde alabilmek,karbon dioksit,su,oksijen gazı alışverişi yapabilmek için geniş yüzeylidirler.Yaprakların çoğunda meristem bulunmadığı için uzun ömürlü değillerdir.En fazla iğne yapraklılarda 3-4 yıl yaşabilirler.Bir dikotiledon yaprağı,yaprak sapı,yaprak kını ve yaprak ayasından oluşur.Yaprak ayası nemli ortam bitkilerinde geniş,kurak ortam bitkilerinde küçüktür.Böylece nemli ortam bitkileri daha çok ışık ve karbon dioksitten yararlanarak daha hızlı büyüme ve gelişme gösterirler.Kurakçıl bitkilerde ise yaprak yüzeyinin az olması su kaybını önleyen bir adaptasyondur. Gövde ve kökte olduğu gibi iletim demetleri bulunur.Ayadaki iletim demetleri çatallanarak damarları meydana getirir. Yapraktan alınan mikroskobik kesitte,alt ve üst yüzeyde epidermise rastlanır.Koruyucu epidermis hücreleri kütin salgılarlar.Oluşturdukları kütikula tabakasıyla ısının yalıtımını sağlayarak bitkinin su kaybını azaltırlar.Yaprağın su kaybını engellerken,ışık emilmesine engel olmazlar.Epidermis hücreleri arasında stoma (gözenek) denen açıklıklara rastlanır.Stoma hücreleri hariç diğer epidermis hücrelerinde kloroplast bulunmaz.Stomalar genellikle ışıkta açık,karanlıkta kapalıdır.Bu kapalı açık olma mekanizması,bekçi hücrelerin turgor basıncıyla kontrol edilir. Alt ve üst epidermis arasındaki bölgeye mezofil adı verilir.Üst epidermise yakın silindir şeklindeki hücrelerden oluşan tabakaya palizat parankiması,alt epidermis tarafındaki gevşek sıralanmış,hücreleri arasındaki boşlukları fazla olan tabakaya sünger parankiması denir.Palizat parankimaları ve sünger parankimaları arasındaki boşluklar,karbon dioksit deposu olarak görev yapar.
ßєи нãуãтã тєк gєℓ∂iм тєк gi∂єяiм
ßu ∂üиуã∂ã ßiя Aℓℓãн’ı ßiя∂є кєи∂iмi ßiℓiяiм
ßu нãуãт ßєиiм i§тє∂iğiм gißi уã$ãяıм
ßugüи ãğℓãя уãяıи §u§ãяıм
gözüм∂єкi нєя ∂ãмℓã уã$ıи нє§ãßıиı güи gєℓiя §σяãяıм
zãя ãтмãм $ãи§ã iиãимãм σятã∂ã ßiя $ãи§ vãя§ã σиu∂ã ßєи OLUŞTURURUM.!!
KeNdi kuRaLLarıMLa oyNaRım…BaktıM oyuN §ıkTı, bıRakıR kaLkaRıM