Asr-ı Saadette Çocuk Olsam...
Ben de senin zamanında çocuk olmak isterdim ey ALLAH'ın Rasûlü!
Mekke ve Medine sokaklarında oynarken "Esselüâmü aleyküm" demeni
ve "aleykümselâm" diye cevap vermeyi ne kadar isterdim.
Benimle şaka yapmanı, Enes'e dediğin gibi "iki kulaklı" demeni, avucuna su alıp,
Mahmud bin Rabi'yi ıslattığın gibi beni de ıslatmanı isterdim ey ALLAH'ın Rasûlü!
Saçlarımı, yanaklarımı okşamanı, "Beni seviyor musun Enescik?"
demeni isterdim
Ben de sana Zeyd gibi hizmet etmeyi, su getirmeyi, deven Kusva'nın yularından
tutmayı, bindiğin zaman beni de terkine bindirip gezdirmeni, hiç ayrılmayacakmış
gibi sana sarılmayı çok arzu ederdim ey AIlah'ın Rasûlü!
Hasan'la Hüseyin'i güreştirdiğin gibi, beni de Medineli çocuklarla güreştirmeni,
yüzmeyi, koşmayı, ok atmayı öğretmeni çok isterdim.
Bana da Zeyd'e dediğin gibi "istemez misin ALLAH'ın Rasûlü baban, Hz. Aişe annen,
Hz. Fatıma ablan, Hz. Hasan ve Hüseyin de kardeşlerin olsun?" demeni, saçlarımı
okşayıp, elimden tutup, beni o kutlu aileye götürmeni çok isterdim.
O küçük yaşta sana iman etmeyi, Hz. Bilal gibi Ezan-ı Muhammedi okumayı,
önünde diz çöküp Kur'an öğrenmeyi arzu ederdim. Hicretinde Medineli
çocuklarla "Taleal Bedru"yu söylemeyi, Mekke fethinde yoluna çıkıp
"Yurduna hoş geldin ey ALLAH'ın Rasûlü" demeyi çok isterdim Yâ RasûlALLAH!
Her şeyden çok isterdim, yâ RasûlALLAH! Ben de Asr-ı Saadet'te yaşayan Mekkeli
ve Medineli çocuklar gibi sana küçük yaşta inandım, iman ettim.
yazık ki ashabın gibi seni göremedik.
Fakat ben biliyorum ki, bizleri de onları sevdiğin gibi seviyorsun.
RABBİM bizleri şefaatinden mahrum etmesin.
YUSUF GENÇ.
HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK